duman6

MATDER - Matematikçiler Derneği


"Birazda Eglenelim" Kösesinde bizim ve sizin seçtiginiz Matematigin eglenceli taraflari sunulacaktir. Sizde Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir e-posta adresimize sizin seçtiklerinizi gönderebilirsiniz.

Sizin için seçtiklerimizden birkaçi:





MATEMATIK FIKRALARI:

MATEMATIKCI VE GOLF  


Bir rahip, bir doktor ve bir matematikçi golf oynamak maksadiyla golf sahasina gittiklerinde görürler ki saha doludur. Fakat isin enteresan yani o sirada oyun oynamakta olan yasli dört adam oldukça kötü oynamaktadirlar. Sonunda dayanamayip yetkiliye sikâyet ederler:- Evet kabul ediyoruz, sira onlarin fakat siz çok iyi bir kulüpsünüz. Bu kadar kötü bir oyunun oynanmasina nasil seyirci kalabiliyorsunuz... Bunun üzerine yetkili o kisilerin kulübün ortaklarindan olduklarini ve hepsinin kör oldugunu, bu yüzden o kadar kötü oynadiklarini söyleyince papaz pismanlik ve mahcubiyet içerisinde: - Ben papazim, lütfen herhangi bir ihtiyaçlarinda beni su kilisede bulsunlar... der ve apar topar gider. Doktor ayni sekilde: - Ben dünyanin en ünlü göz doktorlarindan biriyim. Herhangi bir sikâyetlerinde onlara yardim etmeyi çok isterim... deyip hemen evine dogru yola koyulur.

Matematikçi ise gayet sogukkanli bir sekilde sorar:

- Iyi de niye gece oynamiyorlar?..

Gön: Dilek KILIÇ

MATEMATIKCI VE PARA ÜSTÜ


Bir MATEMATIKCI kafeye gelir ve bir kola içer. Garson hesabi almaya geldiginde fiyati sorar. Kola fiyatinin 260.000 lira oldugunu ögrenir ve yirmi alti tane on bin liralik demir parayi üst üste dizer. Garson tam parayi alacakken, bir vurusta hepsini yere saçar. Bir sey diyemeyen garson içinden söylene söylene paralari toplamaya baslar. Ertesi gün ayni MATEMATIKCI, ayni garsondan bir kola ister. Hesabi öderken ayni sekilde yirmi alti tane on bin liralik demir parayi üst üste dizer. Garson tam parayi alacakken, yine bir vurusta hepsini yere saçar. Garson çok sinirlenir fakat bir sey diyemez ve paralari toplamaya baslar. Bir sonraki gün ayni adam ayni kafeye tekrar gelir ve yine bir kola içer. Fiyati sorar garsona. Neler olacagini bilen garson bezgin bir sekilde:- 260.000 TL.diye cevap verir. O da ne?.. MATEMATIKCI cebinden bir bes yüz binlik çikarip uzatir garsona. Garson büyük bir keyifle yirmi dört tane on binligi üst üste dizer ve tam adam alacakken öncekilerden çok daha kuvvetli bir vurusla paralari kafenin içine saçar. MATEMATIKCI hiç istifini bozmaz. Cebinden iki tane daha on binlik çikarip atar diger paralarin arasina:

- Bos ver... Bir kola daha ver bana...

Gön: Dilek KILIÇ
 

ÜÇGENIN TANIMI


Ilkokulda, matematik dersinde ögretmen üçgenin alanini, çocuklara su sekilde ögretmis: Bir üç kenarlinin alani, yatayimi ile diklesiminin vurusumunun, ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemis. Aksam babasi evde sormus:

- Bu gün okulda ne ögrendiniz?
- Matematik dersinde, bir üçkenarlinin alanini ögrendik babacigim.
- Ya öyle mi, peki nasil ögrendiniz?
- Bir üçkenarlinin alani, yatayimi ile diklesiminin vurusumunun, ikiye bölümüdür.
- Yavrum, yanlis ögretmisler size. Dogrusu : Bir üçgenin alani, tabani ile yüksekliginin çarpiminin yarisina esittir.

O sirada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oglunun konusmasini dinleyen dede, dayanamayip söze girmis :

- Ikinizin de tanimi yanlis! Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifainin hasil-i darpinin nisfina müsavidir.

Gön: Dilek KILIÇ